Hasibe Durmaz / Mihrişah Sultan Çeşmesi

Bu güzel eser III. Selim tarafından annesi Mihrişah Valide Sultan için bitmeyen bir hayır olarak 1806 yılında yaptırılmıştır. Eser İstanbul’un en güzel yerlerinden biri olan Küçüksu Kasrının bahçesindedir. Çeşmelerinden su akmaktadır, etrafı namazgâh olarak düşünüldüğünden çok zarif iki adet kıble taşı konulmuştur.

Kitabelerimizi okuyup anladıktan sonra çeşmeden sahil kenarına doğru az ileride bulunan Küçüksu Kasrının kafesinde boğaza nazır damla sakızlı bir Osmanlı kahvesi içip biraz dinlenilebilir. Boğazın tüm güzel ve nefis havasını içimize çekip kahveyi bitirdikten sonra mutlaka Küçüksu Kasrı ziyaret edilmelidir. Küçüksu Kasrının hemen karşısında bulunan Mihrişah Valide Sultan’ın yaptırdığı güzel camide de mutlaka namaz kılıp gözümüzü görsel güzelliğe doyurduğumuz gibi gönlümüzü de manevi ve ulvi güzelliklerle tatmin etmelidir.

Sultan III. Selim Han:

24 Aralık 1761 tarihinde doğmuştur. 28. Osmanlı Sultanıdır. Babası III. Mustafa annesi Mihrişah Valide Sultandır. Sultan şiir ve müziğe çok meraklıydı. İlhami mahlasıyla şiirler yazarak, şarkılar besteleyen bir padişahtı. Klasik müzikteki pek çok makamın sahibiydi. Atmış dört eseri vardır. Hem doğu kültürüne merak sarmış, hem de batı kültürüne ilgi göstermiştir. Şehzadeliğinde mükemmel bir eğitim almıştır.

Askeri mali ve siyasi sorunların çözümü için uğraştı. Yenilik taraftarı bir padişahtı. Nizamı Cedit ordusunu oluşturdu. Yeniçerilerin ayaklanmasıyla hem orduyu dağıtmış hem de tahtı bırakmak zorunda kalmıştır. Dördüncü Mustafa tahta geçtiğinde 1808 yılında feci bir şekilde şehit edilmiştir. Na’şıbabasının yaptırdığı Laleli Cami türbesindedir.

Mihrişah Valide Sultan:

Mihrişah Valide Sultan 1745 yılında dünyaya gelmiş 16 Ekim 1805 yılında vefat etmiştir. Na’şı Eyüp’teki Valide Sultan Türbesi’ndedir. Osmanlı İmparatorluğu’nun Valide Sultan’ı, padişah III. Selim’in annesi ve Sultan III. Mustafa’nın eşidir. Birçok hayır eseri yaptırmıştır. Çok hayırsever bir sultandır.

Mihrişah Sultan Çeşme Ve Namazgâhı

Günlerce yanına varmak için hayal kurduğum, sanatkârane yapısına hayran olduğum, Karşısına geçip uzun uzun baktığım, tüm güzelliğini beynime kazıdığım, bize ne söyler, neler anlatır acaba diye merak ettiğim, belki “gel bakıp geçme oku anlarsın” dediğini zannettiğim güzel çeşme…

Mihrişah Valide Sultan Çeşme ve Namazgâhı eğer böyle diyorsa bize düşen kulak vermek olmalı.

Mihrişah Valide Sultan Çeşme ve Namazgâhının iki yüzünde bulunan Tuğra:

Selim Hân bin Mustafa el-muzaffer daima / Mustafa’nın oğlu Selim Han daima muzaffer olsun

Madalyon içindeki Kitabe

Maşallah / Allah’ın istediği olur

Kitabeler

  1. Cephe

Şehinşâh-ı cihân Sultân Selîm Hân hümâyun-fer

Şuâ‘-ı pertev-i iclâline peyk-i zafer-yâver

Fezâ-yı sînesi gülzâr-ı mazmûn-ı meânîdir

Cihâna gelmemişdir böyle bir şâh-ı sühan-perver

Nigâhı mâye-i iksîr-i cân-bahş-ı sa‘âdetdir

Künûz-ı cevher-i eltâfının hasret-keşi Kayser

Yed-i teshîre al şimden gerû heft ekâlîmi

Olunca râyet-i ikbâline ‘avn-i Hüdâ rehber

Günümüz Türkçesi ile

Güçlü padişah Sultan Selim Han cihanın en büyük hükümdarıdır

Kudretinin parlak ışığı zafer habercisidir

Gönül genişliği sanatlı sözlerin gül bahçesidir

Böyle güzel söz söyleyen bir padişah cihana gelmemiştir

İksir mayasındandır saadetle cana can katan bakışı

Kayserlerin özlemi hazinelerinin güzel elmasları

Elindeki yedi memleketi zapt et bundan böyle

İkbal bayrağına Allah’ın yardımını rehber eyle

2. cephe

Tulûı Mihrişah’dan kevn gibi ol mâh-ı garrânın

Sipihre tâli‘-i mes’ûdunu remz itdi Şeyh-i ekber

Bu âlemde hubâb-âb u lûtfu olsa ger evzan

Ne mümkündür derâhim ola ana bahr ile hem-ber

Bu câ-yı dil- güşâda yâdigar olmak için her-bâr

Derûn-ı enverinde hayli müddetdir olub muzmer

Yapıldı fî-sebilillâh bu âsâr-ı cemîl el-hâk

Ola hoşnûd u râzı hidmetinden rûh-ı Peygamber

Günümüz Türkçesi ile:

O ay gibi nurla Mihrişah’tan dünyaya geldi

Büyük şeyh gökyüzüne mesut bahtını işaretledi

Bu âlemde su sevgisi ve lütfü ölçülür olsaydı eğer

Ölçmek mümkün değil denizle beraber olsa da dirhemler

Daima hatırlansın diye bu gönül ferahlatan mekân

Nurlarla dolu gönlünde gizledi hayli zaman

Hiç şüphesiz bu güzel eserler yapıldı Allah yolunda

Hizmetinden Peygamberin ruhu razı ve hoşnut ola

3. cephe

Mesûbât-ı cezîlin Vâlide-i Sultân-ı zî-şâna   

Hedâyâ itdi rûh-ı pâkine şâh-ı bülend-ahter

Temâşâ eyleyen züvvâr duâ‘-i sâhibü’l-hayra

Hemân elfâz-ı ma‘nâsın su gibi eylesün ezber

Ferâmuş itdi dilden çeşme-i hûrşîd ile mâhı

Bu dil-cû menba‘ seyr eyleyüb çarh-ı sitem-perver

Şehîdân-ı ‘ıtâş-ı Kerbelâ’ya eyleyüb tebşîr

Didi rıdvnâ-ı cennet işte mâ nûş eyle gel kevser

Günümüz Türkçesi ile

Çok mükâfat versin şan sahibi Valide Sultan’a

Yıldızı yüksek padişah hediyeler etti pak ruhuna

Bakıp seyreden ziyaretçiler hayır sahibine dua etsin

Hemen kelimelerin manasını su gibi ezberlesin

Gönlünden çıkardı ay ile güneş çeşmeyi

Bu özlenen kaynağı seyredip felek sistem etti        

Kerbela’nın susuzluk şehitlerini müjdeledi

Rıdvan Cenneti işte su gel iç Kevser’den dedi

4. Cephe

Nekkât lâfz-ı şîrini çekerken setr-i imlâya

Kesildi su duyunca lezzet-i vasfında kand u ter

Çıkub kestirme yoldan ragbet itmezken terâzûya

Ne tam kırât ile bulmuş suyun nev-ma‘den-i gevher

Suyunca varmak ister mâcerâmız bundadır şimdi

Olub sahn-ı çemende serv-kad nâzende bir dil-ber

Bu dil-cû çeşmeye şâyeste Hâtif böyle bir târih

Küçüksu virdi zîrâ kıt‘a-i elmâsa zîb ü fer

1221

Günümüz Türkçesi ile

Nükteci şirin lafızları çekerken gizli imlaya

Kesildi vasfındaki lezzet, şekerle tazelik su duyunca

Çıkıp kestirme yoldan rağbet etmezken teraziye

Yeni inci madeni bulamadı suyunu tam kırat ile

Bundadır şimdi maceramız suyunca varmak ister

Bahçenin ortasında servi boyuyla bir nazlı dilber

Hatif böyle bir tarih bu özlenen çeşmeye layık

Çünkü Küçüksu verdi elmas tarafına süs ve canlılık

H. 1221 – M. (1805-1806)

1221