Hasibe Durmaz / Maksem / Yangın Havuzu


Fatih Sultan Mehmet Cami… Muhteşem cami… İçinde cemaatle Cuma Namazı ve vakit namazları kılındığında insanı Ravza-yı Mutahhara’ya Mekke’ye Kâbe’ye alıp götüren cami… İstanbul’un İslam’ın Büyük Sultan Fatih’in sembolü cami… İstanbul’un yedi tepesinden biri olan en güzel tepesine şehre hâkim en güzel yerine kurulmuş cami… Her şeyi her detayı ayrı ayrı düşünülmüş koca bir mekân Fatih Cami…

İnsanın içini ferahlatan geniş avlusuna caminin dört bir tarafından giriş kapıları vardır. İçinde yapıldığı yıllarda, külliye, cami, mektep, kütüphane, medrese, imaret, kervansaray, tabhane, darüşşifa ve hamam bulunan camide şimdi bu özellikler yok tabii. Bahçesinde eskiden karakol olduğu kitabesinden anlaşılan Fatih Müftülüğü bulunmaktadır. Müftülüğün köşesine sırtımızı dönüp Camiye doğru baktığımızda karşımızda görkemli camiyi minarelerini ve yangın havuzunun kitabesini görürüz.  Havuzun kitabesi tüm çekiciliğiyle bizi yanına çağırır. Merdivenlerden çıkıp kitabenin yanına geldiğimizde kitabeden havuzu II. Mahmut’un H.1241 ─ M.1825 tarihinde yaptırmış olduğunu öğreniriz. Yangın havuzları İstanbulluları amansız yangınlardan korumak için düşünülmüş bir çaredir. İlk olarak Fatih Cami’nin avlusuna yapılmıştır.

Fatih Camii’nin bahçesi çevresi her şeyi insanı ayrı bir manevi havaya götürür. Tabi insanın camiye gittiğinde kendini alamadığı Ahmet Paşa Çeşmeleri kitabeleri, kütüphane kitabesi (yapılan yenileme esnasında aydınlatmak için konulan lamba yazıya engel olsa da) caminin giriş kitabeleri, müftülük kitabesi, hazire, türbeler ve hepsinin ayrı güzelliği yanında insanı bir başka cezbeden Yangın Havuzu Kitabesi.

Yangın havuzları yangında hemen kullanılmak üzere sürekli suyla dolu tutulur. Yangınlara ilk müdahale bu sularla yapılır. Başlarında sürekli nöbetçi bulundurulur. Geceleri feneri açık bırakılır. Eskiden havuzların üstü açık tutulduğundan etrafında martılar ve güvercinlerde bulunurmuş. Şimdi havuzun üstü kapalıdır.

Fatih Cami İstanbul’un Fatih İlçesinde Fevzi Paşa, Aslanhâne, Şeyhülislam Hayri Efendi ve Haliç caddelerinin çevrelediği arsa üzerindedir. Mutlaka görülmesi gereken bir mekândır.

II. Mahmut Han

II. Mahmut 1785 – 1839 yılları arasında yaşamıştır. Na’şı II. Mahmut Türbesinde bulunmaktadır. 30. Osmanlı padişahı 109. İslam halifesidir.  Annesi Nakşidil Valide Sultan, babası I. Abdülhamit Han’dır. Eğitimiyle bizzat Sultan III. Selim ilgilenmiştir.

23 yaşındayken 1808 tarihinde padişah oldu. Avrupa’daki yenileşme hareketlerini benimsemişti. Adalet işlerine gereken önemi vermiş yeni kanun ve tüzükler hazırlatmıştı. Bu sebeple kendisine “Adli” unvanı verildi.

Yenilikçi bir padişah olduğu için birçok alanda yenilikler yapmıştır. Bu dönemde mimari alanda da birçok yenilik yapılmıştır. İmparatorluğun değişik bölgelerinde birbirinden güzel yapılar inşa edilmiş birçok tarihi bina yenilenmiştir. Hattat, bestekâr ve şairdir. Yazdığı şiirlerde Adli mahlasını kullanmıştır.

Şiiri, edebiyatı ve bilimi seven, halk arasında dolaşmayı ve onların dertlerini dinlemeyi gerekli gören II. Mahmut, Osmanlı İmparatorluğunu gerek sosyal bakımdan gerekse uygarlık açısından ileri bir ülke yapmaya çalışmıştır.

Pertev Mehmet Said Paşa

Mehmet Sait Paşa (1785-1837) yıllarında yaşamıştır.  Babası İbrahim Efendi, annesi Hatice Hanım’dır. Pertev paşa küçük yaşta babasını kaybettiği için öğrenimi annesi ve dayısının desteğiyle devam ettirmiştir. Ataullah Efendi’den icazet alarak 1804 tarihinde divan-ı hümayun ruus kalemine girmiş bir süre sonra divan kalemine geçmiştir. Pertev mahlası kendisine bu görevdeyken verilmiştir. Kademe kademe yükselen Pertev paşa II. Mahmut tarafından vezir olarak görevlendirilmiştir. Padişahın kendisine olan iltifatı ve padişahın yanındaki konum ve nüfuzu sebebiyle halk arasında “tuğsuz padişah” lakabıyla anılmaya başlanmıştır. Kendisini çekemeyenlerle rakipleri tarafından çeşitli iftiralara uğramıştır. Akif Paşa’nın devletin uğradığı sıkıntıların sorumlusu olarak onu göstermesi üzerine II. Mahmut tarafından 1837 yılında görevinden alınarak Edirne’ye sürgün edilmiştir. Akif Paşa başta olmak üzere Pertev Paşa’nın ortadan kaldırılması yönünde önemli girişimlerde bulunulmuştur.  II. Mahmut’un izniyle Edirne valisi Emin Paşa tarafından hükümet konağına davet edilerek orada 1837 tarihinde boğdurulmuştur. Tekrarlayan hastalığı nedeniyle öldüğü ilan edilmiştir. Cenazesi Edirne’de törenle Seyit Celalettin Türbesi civarına defnedilmiştir.

Pertev Paşa Osmanlının son zamanlarında yetiştirmiş olduğu önemli bir devlet adamıdır. Reşit, Sârim, Şekip Paşa gibi pek çok devlet adamının yetişmesinde önemli rol oynamıştır. Daha çok devlet adamlığıyla tanınan Pertev Paşa, dönemin önde gelen şairleri arasında bulunmaktadır. Şiirlerinde “Meşreb” mahlasını kullanmıştır. Mevlevi tarikatına girdiğinden şiirlerinde Mevleviliğin etkisi görülmektedir.

Pertev Paşa’nın sadece bir Divanı vardır. Arapça ve Farsça şiirleri vardır. Birçok tarih manzumesi, tahmis, tazmin ve nazireler yazmıştır. Tarih manzumeleri, şairin dönemin olaylarına bakış açısını ve ilgilendiği çevreyi yansıtmaktadır. Daha çok II. Mahmut’un yaptırdığı kışlaların, camilerin ve çeşmelerin kitabelerine tarih düşürmüştür. Şarkılarının bazıları bestelenmiştir.

Kitabe ve üzerindeki tuğranın okunuşu şöyledir:

Tuğra:

Mahmut Han bin Abdülhamid El-muzaffer daima Adli

Tuğranın Günümüz Türkçesi

Abdülhamid’in oğlu Mahmut Han daima muzaffer olsun

Adaletli


Yangın Havuzu Maksemi Kitâbesinin Okunuşu:

Şehinşâh-ı muazzam Hazret-i Sultân Mahmûd Han
Penâh-ı mülk ü millet melce-i nevʽ-i beniâdem

Mecârî-i vücûh-ı hayra mâil meşreb-i pâki
Yenâbiʽ-i füyûzâta dil-âgâhıdır maksem

Hudâ hâfız harîk oldukça derhal itmeğe itfâ
Bu havzı yapdırub sükkân-ı etrâf oldular hürrem

Sönüp zâtü’d-dırâm şûr u şerler âb-ı tîğından
Cihânı sâye-i adlinde kılsun cennete tev’em

Kalem mecrâ-yı âb-ı gevher-i târîhdir Pertev
Bu havzı mevkiʽ-i elzemde yapdırdı şeh-i âlem

1241


Günümüz Türkçesi:


Büyük Sultan Mahmut Han o şahlar şahı
Onun devleti bütün insanların sığınağı

Pak meşrepli meyilli hayırlarla suyolları yaptırmaya
Yaptırdığı maksem öncülük eder feyizli kaynaklara

Allah korusun, derhal söndürülmesi için yangın çıkınca
Orada oturanları sevindirdi bu havuzu yaptırıp da

Yangınlar sönsün acılarla şerler bitsin tesirli suyundan
Cihanı adaletiyle cennete çevirsin Yüce Rahman

Pertev gevher tarihi kalemden su gibi aktı
Bu mevkide bu havuzu cihan padişahı yaptı
H.1241 ─ M.1825