Hümeyra Eken / Dünya Turu III / Malaga

Malaga’nın rıhtımı, kalesi ve denizden genel görüntüsü. Malaga’da Büyük Katedral

MALAGA – İSPANYA (09.01.2019)

Sabah uyanırken gemi Malaga limanına yanaşıyordu. Bu şehirdeki kara turu, MSC yönetiminin tüm yolculara hediyesi. Tüm Dünya Turu boyunca, belirlemiş olduğu 15 adet kara turunu tüm yolculara hediye edecekler. İlki Malaga turu.
Malaga Endülüs Emevilerinin ilk yerleşim yerlerinden biri. Cebelitarık boğazına yakın olduğu için güçlü bir kalesi var. Tepeden gelecek tehditleri kontrol edebiliyor ve çok geniş bir alanı görebiliyorlar kaleden. Şehir içindeki otobüsle geziden sonra kaleye çıktık. Kale içindeki müzeyi gezdik. Endülüs Emevileri 700 yıl çok parlak bir dönem geçirmişler ve buralara Afrika’dan gelmişler. Bilimde, sanatta, yaşamdaki bu parlak dönemin izleri müzede sergileniyor. Boğa güreşlerinin yapıldığı arenayı gördük. Arena’nın içinde, boğaların, matadorların durduğu yerleri, arenaya çıkışlarını gördük. Arenanın içindeki Müzeyi gezdik. Çok güzel fotoğraflar çektik. Kaleden, kabuğu soyulmuş ve kavrulmuş bademler aldık.

Malaga aynı zamanda Picasso’nun şehri. Picasso’nun doğduğu ve yaşadığı, eserlerini yaptığı ev müze haline getirilmiş. Ayrıca Picasso müzesi de var. Buraları gezdik. Picasso meydanında, Picasso’nun heykeli, birebir aynı boyutta ve canlı gibi, parkta oturuyor. Sanki gelen geçene bakıyor ve gülümsüyor. Herkes te yanına oturup birlikte fotoğraf çekiniyor.

Malaga’da büyük Katedral güzel. Çevresinde yine turistik küçük dükkanlar var. Buradan İspanyol yelpazeleri aldım. Büyük meydana açılan, trafiğe kapalı bir alışveriş caddesi yapmışlar. Tüm markaların mağazaları var.
Malaga’ya da bu üçüncü gelişim. Malaga hep aynı, çok güzel bir Akdeniz şehri. Çok sayıda park var. Bol yeşillikli. Portakal ağaçları tüm cadde boyunca dizili ve üzerinde çok portakal var. Kimse de uzanıp koparmıyor. Bazen kendiliğinden yere düşüyor. Güzel bir Akdeniz şehri.

DENİZDE (10.01.2019)

Bugün de denizdeyiz. Cebelitarık Boğazı’nı geçtik. Benim bu üçüncü geçişim. Bir tarafta Avrupa, bir tarafı Afrika. İki kıtanın birleştiği yerde. İsmini de Afrika’dan gelip Endülüs Emevi Devletini kuran ve ordularının komutanı olan Tarık Bin Ziyad’dan almış. Avrupa’daki kıyıları İspanya, Afrika’daki kıyıları da Fas kıyılarında. Cebelitarık Boğazı şimdi İngilizlerin kontrolünde. İngiliz bayrakları asılmış, ara ara gözetleme kuleleri var. Yapılaşma hemen hemen hiç yok. Ağaçsız tepeler şeklinde görünümü var. Dünya turunda geçeceğimiz boğazlardan ilkinden geçmiş olduk böylece.

FUNCHAL – PORTEKİZ (11.01.2019)

Sabah erken saatlerde Funchal’e geldik. Kılavuz kaptan eşliğinde, gemi rıhtıma yanaştı. Funchal’a ikinci gelişim. Değişiklikler olsa da birçok yeri hatırladım. Çok güzel ve temiz bir ada. Volkanik ada olduğu için, istinat duvarlarıyla taraçalar yapmışlar. Bu taraçalarda tarım yapıyorlar. Tarımı da makine kullanamadıkları için insan gücü ile yapıyorlar. Bol bol muz bahçeleri var. Her tür sebze yetişiyor. İklim çok güzel. Kışı Antalya, yazı Karadeniz gibi. Hava sıcaklığı her zaman 17-18 derece civarında ve hep bol yağışlı. Çok bakımlı bir ada. Ünlü futbolcu Cristiano Ronaldo’nun doğup büyüdüğü yer. Adaya Ronaldo’yu hatırlatan heykel ve görseller koymuşlar. Ayrıca teleferikle adanın en yüksek noktasına kadar çıkıp, rıhtıma kadar inebiliyorsunuz. Funchal’da çok güzel el işi beyaz örtüler var. Daha önce geldiğimde çok almışım bunlardan, bu sefer almadım.

Funchal’ı da yine MSC’nin hediye turu ile geziyoruz. Döne döne virajlı okaliptüs ağaçlarıyla dolu orman yollarından, bakımlı bahçelerden ilerleyip, adanın tepesindeki seyir terasına kadar çıktık. Adayı ve çevresini 360 derece görüş açısından gördük. Fotoğraflar çektik. Doğal güzelliğine bir kez daha hayran oldum. Rıhtıma dönüp, deniz kıyısında dolaştık, tur bitti ama gemiye dönmek için acele etmedim. Zaten gemi rıhtımda tam karşımdaydı. Karada olmak da güzel. Güzel bir kafede kahve içtim. Sonra da gemiye döndüm.