Laedri / Ne kadar toprak lâzım?

Fakir bir köylü vardı kıt kanaat geçinir
Toprağı çok olana gizli gizli imrenir

Bir gün duyar bir ağa isteyene bedava
Toprak dağıtıyormuş koşar gider yanına

Derdini söyleyince huzura çıkarırlar
O da bir bir anlatır kendi gönlünde ne var

Ağa der ki “bak benim var çok fazla toprağım
Ne kadar istiyorsan o kadar bağışlarım

Sabah erken yola çık sen belirle hisseni
Adamlarım atlarla takip edecek seni

Gün batmadan burda ol gidebildiğin kadar
Toprak senin olacak artık senindir karar

Gün doğarken yollara düşer o fakir köylü
İçinde bir heyecan ve hayaller bin türlü

Koşar adım giderken hedefine azimle
Planını yapmıştır “öğlen dönerim” diye

“Şu tarlaya hububat şuna da kavun karpuz
Şu bahçeye zerzevat şuna da çilek ve muz”

Hayalleriyle koşar epeyce bir yol alır
Yorgunluktan bitkindir kan ter içinde kalır

Vakit öğle olunca “daha hızlı dönüşte
Yol alırım nasılsa, az daha yürü hele”

Diye diye zamanı bir hayli harcamıştır
Dönüş yoluna artık dermanı kalmamıştır

Gene de can havliyle koşmaya çalışsa da
Vakit epey geçmiştir güneş batmıştır çoktan

Son noktaya varınca ne ayakta duracak
Gücü kalmıştır artık ve ne de konuşacak

Burnundan kan boşanır ve can verir orada
Bir mezar hazırlanır tam kendinin boyunda

Ağa der ki: “gördünüz bunu bilmez insanlar
Lüzumlu toprak budur tam kendi boyu kadar”

*