Ayşe Hümeyra Eken_ Dünya Turu V

PHILIPSBURG. ST. MARTEN
USA (17.01.2019)

Bugün Karaib Adalarında ilk günümüz. Sabah gemi limana yanaşırken rutin olan Kılavuz Kaptan eşliğinde yanaştı ve limanda aynı anda dört cruise gemisi vardı ve çok kalabalıktı. Hollanda’ya bağlı St. Marteen adasına geldik ve doğrusu ben de küçük bir hayal kırıklığı oldu.

Ada, Fransızlarla Hollandalılar arasında paylaşılmış, gemimiz Hollanda bölgesinde demirledi. Yerleşim yeri ve adanın genel görüntüsü hiç güzel değil. Küçük bir sahili var, kumsalın arkası denize paralel şekilde bir yürüyüş yolu. Sahildeki ilk binaların arkasında yine denize paralel olarak giden bir alışveriş caddesi var. Gümrüksüz bölge olduğu için içki, sigara, mücevher ve parfüm satılıyor. Ara ara Uzakdoğu’nun ucuz tekstil ürünleri ve hediyelik eşyaları satan dükkanlar var. Adliye binası tam merkezde, önü denize kadar açık bir meydanda. Katolik kilisesi deniz kıyısında, Protestan kilisesi 2. caddede yer alıyor.

Adanın Fransa tarafında da en önemli yerleşimi Marigot ve Maho plajı. Arabayla rahatça Fransız tarafına geçip gezebiliyorsunuz. Yollar dar, virajlı ve inişli çıkışlı. Bitki örtüsü ise küçük ağaçlar ve sarmaşıklar şeklinde. Tarımsal faaliyet hiç yok. Sanayi veya ticaret de yok. Sadece turizm var adada. İki sene önceki Emma kasırgası burayı fena vurmuş. Dağlardaki ve yerleşim yerlerindeki ağaçlar ve binalar yıkılmış, çatılar uçmuş. Deniz kıyısında hasarlı gemi ve tekneler, kasırganın yıkıcı gücünü gösteriyor.

Adadaki gezilecek yerlerden bir diğeri de Maho Plajı. Bu plajın özelliği hava alanının neredeyse içinde olması ve uçak pistinin başlangıcını oluşturması. Bu nedenle her 5-6 dakikada bir önümüzdeki deniz ufkunda, önce bir nokta halinde uçak beliriyor, giderek büyüyerek üstünüze alçalıyor ve neredeyse elinizle tutacağınız seviyede üstünüzden geçip en fazla 40-50 metre gerinize iniş yapıyor, ses ve görüntü olarak değişik bir tecrübe.

Karaib adaları bende tam bir hayal kırıklığı yarattı. Çok fakir ve gelişmemiş. Sadece denizi çok güzel. Hepsi bu kadar.

St. THOMAS, AMERİKAN VİRGİN ADASI
USA. (17.Ocak.2019)

Bugün Amerikan Virgin Adalarından St. Thomas’tayız. Burası, A.B.D. toprağı. Bu nedenle sabah erken saatlerde gemi içinde Amerikan polisi uzun bir prosedür ve yazılı formlar eşliğinde pasaport ve gümrük işlemlerimizi yaptı.

Limana çıktığımızda bizi bekleyen sıra sıra park etmiş araçlara doğru yürüdük. Büyükçe kamyonetlerin kasasına beş sıra oturma yeri yapmışlar, üstü kapalı, yanları açık ve toplam 25 yolcu alıyor. Bunlarla şehir turu yaptık. En yüksek tepeden tüm adayı ve bitişiğindeki onlarca küçük adayı seyrettik. Dünyanın en güzel plajları arasında sayılan Megane Bay Plajını kuş bakışı seyrettik. Tabiat harikası bir yer. Her yer yem yeşil. Bol çiçekli.
Bir saat sonra da bu plaja indik. Dünyanın en güzel plajı deniyor. Okyanus kenarında 8-10 kilometre uzunluğunda, geniş ve pırıl pırıl gümüş renginde ince kumlardan oluşuyor. Deniz temiz, tabanı tamamen kum. Yer yer ince yosunlar var. Bu nedenle mavili yeşilli bir renk cümbüşü halinde.
Burası, dün gezdiğimiz adaya göre daha güzel ve gelişmiş. Temizlik ve zenginlik belli oluyor. Türklere ait iki ayrı hediyelik eşya satan mağaza gördük. Birisiyle konuştuk, bu kişilerin diğer mağazaları Alaska’da imiş, altı ay kışın burada, altı ay yazın oradalarmış. Bu şekilde hep sıcakta yaşıyorlarmış. Sattıkları ürünlerin hemen hepsi Türkiye’den getirilmiş. Fiyatlar çok pahalı. İstanbul’daki TL olan fiyatlar orada Dolar olmuş. Yani beş katından fazla.