Mehmet Harputlu / Kitap / Sayılar ve Rüyalar

Nefes yayınları, Birinci Baskı, Şubat 2016, İkinci Baskı Nisan 2019

Yazar; Osman Nuri Küçük

Tam Adı: Kutb-ı İrfan Muhyiddin İbnü’l-Arabi’ye göre Sayı ve Rüyalardaki İrfan

Kitap iki bölümden müteşekkil. Rüyalar ve Sayılar

Her iki konu da İbni Arabî ve onun Füsus’l-Hikem isimli eseri ekseninde işlenmiş.

İbni Arabi galiba en çok bilinen, en az anlaşıla bilinen ve en çok anlatılamayan bir tasavvuf büyüğü. Tasavvuf büyüğü nitelemesi de durumu tam olarak ifade etmiyor galiba. Tasavvufun şekil ve biçimine dair disiplininden daha çok dayandığı düşünce tarzına ait eserler vermiş. Ölüm tarihi olan 1240 üzerinden hesaplanırsa yaklaşık sekiz yüz yıl öncesinden yazdıklarıyla bugün bir başvuru kaynağı olması son derecede kayda değer. Şeyhi Ekber lakabıyla anılan müellifin İslam Ansiklopedisinde şu eserleri kaydedilmiş:

1. el-Fütûḥâtü’l-Mekkiyye fî maʿrifeti’l-esrâri’l-mâlikiyye ve’l-mülkiyye. Müellifin en büyük ve en temel eseridir. Diğer eserlerinin bu kitabın ilgili bölümlerinin birer zeyli olduğu söylenebilir. İkinci defa gözden geçirerek bizzat kendi eliyle yeniden yazdığı otuz yedi ciltlik nüsha İstanbul’da Türk ve İslâm Eserleri Müzesi’ndedir (nr. 1845-1881). Türkçe’ye ve diğer dillere çok kısa bazı kısımları tercüme edilmiştir. Tahkikli bir neşri de aslına uygun olarak otuz yedi cilt halinde Osman Yahyâ tarafından yapılmakta iken XIV. cildin neşriyle yayın durmuştur. Eserin Mahmûd Matacî tarafından tahkiksiz bir neşri yapılmıştır (I-IX, Beyrut 1994).

2. Fuṣûṣü’l-ḥikem ve ḫuṣûṣü’l-kilem. Müellifin en mühim eserlerinden sayılır. Sadreddin Konevî’nin eliyle yazılan ve müellifi tarafından görülen nüshası İstanbul Türk ve İslâm Eserleri Müzesi’ndedir (nr. 1933). Ebü’l-Alâ Afîfî tarafından açıklamalarla yayımlanan (Beyrut 1946) üzerine birçok şerh yazılmıştır.

3. el-Cemʿ ve’t-tafṣîl fî esrâri’l-meʿânî ve’t-tenzîl. İbnü’l-Arabî, Kehf sûresinin 60. âyetine kadar getirdiği bu tefsirin altmış dört cilt olduğunu söyler. XX. yüzyılın başına kadar mevcut olduğu rivayet edilen eser halen kayıptır.

4. et-Tedbîrâtü’l-ilâhiyye fî islâḥi’l-memleketi’l-insâniyye. İbnü’l-Arabî bu eserinde, Aristo’ya nisbet edilen siyasete dair bir eseri kendi sistemi bağlamında yeniden kaleme almıştır (nşr. Henrik Samuel Nyberg, Leiden 1919). Eser Ahmed Avni Konuk tarafından tercüme ve şerhedilmiştir (nşr. Mustafa Tahralı, İstanbul 1991).

5. Tercümânü’l-eşvâḳ. Altmış bir gazelle bunların şerhi olan ez-Zeḫâʾir ve’l-ʿalaḳ adlı eserini ihtiva eden bu kitap Reynold A. Nicholson tarafından İngilizce’ye (London 1911), Mahmut Kanık tarafından Türkçe’ye (İstanbul 1990) tercüme edilmiştir.

Bu eserlerin üzerinden yüzyıllardır süregiden bir şerh, telhis, iktibas ve benzeri çalışmaları da ilave edersek karşımıza düşüncenin gücü çıkacaktır.

Elimizdeki eser de bu çalışmalardan biridir. Zaman olarak en yakın olanlarından biri. Araştırmacı Akademisyen bir kişilik, çok doğru bir yöntemle eser üzerinden değil, seçtiği iki konu başlığı üzerinden çalışmasını yürütmüş. Kitap iki konu başlığı altında iki ayrı telif aslında.

Rüya, bahsindeki bölümler şunlar: 1) Giriş 2) Rüya ve idrak a) Rüya tabiri b) Sadık Rüya ve Nübüvvetin bir parçası olması 3) Rüyanın varlık mertebesiyle irtibatı a) Hakikatin hayal mertebesinde rüya ile zuhuru b) Uyku ve uyanıklık, intikal ve ibret 4) Sonuç

Bölümlerden hemen anlaşılacağı üzere ortalıkta mebzul miktarda dolaşan rüya tabirnameleriyle bir alakası yok eserin. Tam aksine mesele felsefi bir zeminde “Varlık” problemi olarak ele alınmış. Sonuç bölümünde işlenen konunun kusursuz bir özeti yapılmış. 

Şöyle diyor sonuç bölümünde;

“İbnü’l Arabî rüyaların tabirini varlık mertebeleri anlayışıyla izah eder. Tabir kelimesini geçme anlamına gelen kök manasından hareketle rüyadaki sembollerin aslına geçip onları anlama faaliyeti olarak tanımladığı gibi “şehadet âlemi” denilen içinde yaşadığımız cisimler âlemini de meratibü’l-vücud bakımından kendi hakikatine işaret eden semboller manzumesi olarak görür”

Kitabın ikinci kısmı sayılara ait. Bu kısım şu bölüm başlıkları altında işlenmiş: 1) Giriş 2) Sayı-varlık ilişkisine dair kısa bir tarihçe 3) İbnü’l-Arabî’ye göre sayılar ilmi (İlmü’l-aded) 3) Sayı-sayılan ve vücud-adem ilişkisi 4) İlahi vahdetin sembolü 1 a) Hak-Halk ve Vahid-sayı ilişkisi b) Vahid sayı ilişkisinden hareketle gerçek tevhid c) ayniyet ve gayriyet 6) Mülk âleminin sayısı 7) Varoluş sayısı 3 8) Sonuç

Sayılar bahsinin sonuç bölümünde şu satırları okuyoruz:

“Eşyayı ölçmenin sonucu olarak sayılar ortaya çıkmış, sayıların âlemi ihata eden bir düzenin de esası olduğu anlaşılmış böylece yaratıcı ile evren arasında bir mizan unsuru olarak görülmüş, sayılara dini bir gizem atfedilmişti”

“Sayı ile sayılan şeyi varoluşun varlık ve yokluk boyutlarını izahta kullanan İbnü’l-Arabi Allah isminin sayılar arasında 1 in mazhar olduğunu söyler. Varlık âleminde sonsuza uzanan çokluk, vahdetin taayyün ve açılımı olduğunu söyler. Ona göre sayılar da 1 in tekrar etmesidir. Bütün sayılar 1 in mertebeleridir. Bütün sayılar nasıl 1 e muhtaçsa bütün varlık da tek olan Allah’a muhtaçtır. O var olduğu için var olmuşlardır”

*