Hasibe Durmaz / Ahmediye Cami Çeşme ve Sebili

Eminzade Ahmet Ağa Kimdir?

Eminzade Ahmet Ağa Tersane Eminidir. Ahmediye Cami Çeşme ve Sebili ile İbnü’l Emin Çeşme ve Namazgâhını H.1134 – (M.1721-1722) tarihinde yaptırmıştır. Çeşme ve Sebil Ahmediye Külliyesinin girişindedir. Ahmet Ağa 1146 (M.1733) senesinde I. Mahmut Hân zamanında vefat etmiştir. Kabri Ahmediye Külliyesi’nin haziresinde bulunmaktadır. Ayrıca bu hazirede iki oğlu, kızları ve eşinin mezar taşları da bulunmaktadır.

Ahmediye Cami Çeşme ve Sebili Ahmediye Mahallesi Gündoğumu Caddesi ile Esvapçı sokağın kesişiminde İstanbul’un Üsküdar İlçesi’ndedir. Çeşme Ahmediye Külliye’sinin Gündoğumu Caddesi üzerindeki kapının sağ tarafında sebil de sol tarafında bulunmaktadır. Çeşmenin suyu akmamaktadır.

Tiryal Hanım Kimdir?

Tiryal Hanım Sultan II. Mahmut’un 1826 tarihinde evlendiği on yedinci eşi olup üçüncü ikbalidir. 1810 tarihinde dünyaya gelmiş 1883 yılında vefat etmiştir. Ahmediye Cami Çeşmesi’ni kaynağından itibaren tamir ettirerek yeniletmiştir.

Şair Salim Kimdir?

Şair Salim 1688 tarihinde doğdu. Asıl adı Mehmet’tir. Babası Şeyhülislâm Mirza Mustafa Efendi’dir. Babası ve diğer âlimlerden ilim tahsilinde bulunmuştur. Siyavuşpaşa Medresesinde hocalık yapmıştır. Daha sonra Süleymaniye Darülhadisi hocalığına yükseldi. 1713 tarihinde Selanik kadısı olarak görevlendirildi. Daha sonra Galata Kadısı olarak görev yaptı. 1722 yılında İstanbul Kadılığına 1736 tarihinde Rumeli Kazaskerliğine tayin edildi. 1743 yılında İstanbul’da vefat etti. Lale Devri’nde yaşamış olduğundan Divan şiirinin bütün nazım türlerinde Salim’in örnekleri vardır. Şiirlerinde o dönem İstanbul’u ile ilgili bilgiler yer almaktadır. İstanbul’un semtleri, güzelleri, mesire ve eğlence yerleri, imar faaliyetleri, tabii güzellikleri gibi konulardan bahsetmiştir. Aynı zamanda Salim hattattır.

Eserleri: 1. Tezkire-i Salim 2. Divan 3. Neylü’r-Reşad Fî Emri’l-Cihd 4. İkdü’l- Cüman Fî Tarihi Ehli’z-Zaman Tercümesi 5. Selametü’l-İnsân Fî Muhafazati’l-Lisan 6. Mahiyyetü’l-Âşık 7. Lugat-i Vassaf 8.Türkçe-Arapça-Farsça Lugat 9. Akaid-i İmam Tahâvî Tercümesi.

Ahmediye Cami Çeşme ve Sebili’ne Nasıl Ulaşılır?

Ahmediye Mahallesi Gündoğumu Caddesi’nde bulunan İbnü’l-Emin Ağa Çeşme ve Namazgâh fotoğraflarını çektikten sonra sıra listemizde bulunan Ahmediye Cami Sebil ve Çeşmesini bulmaya gelmiştir. Caddeden biraz aşağı doğru yürürken yanımdan geçmekte olan bir delikanlıya Ahmediye Cami’nin adresini bilip bilmediğini soruyorum. Adresi bildiğini, kendisinin de külliyenin içinde bulunan Kuran Kursu’nda eğitim aldığını bazen camide vekil imamlık yaptığını söyleyerek beni camiye kadar götürüyor.

Ahmediye Külliyesini görünce sanki yıllardır görüşemediğim bir arkadaşıma kavuşmuşum gibi seviniyorum. Caminin giriş kapısının solundaki sebil, cami kapısı ve kapının sağındaki çeşme kitabelerindeki talik hattının tüm zarafeti, istiflenmesi ve harflerin kıvrımı beni benden alıp götürüyor. Yıllar önce hat kursuna giden bir arkadaşım bu hat yazılarını yazabilmek için günde on saat bazen on altı saat çalıştığını söylemişti. Her harfin her satırın belirli bir ölçüde yazılması gerektiğini anlatmış ne kadar çok hat yazısı yazılırsa o kadar elin yazıya alışacağından eğer yazılmazsa elin körelip yazıyı unutacağından bahsetmişti. Belki de yazının bu kadar zarif olması yıllarca emek sarf edilerek yazılmasından kaynaklanmaktaydı. Bu duygular içinde hava kararmak üzere olduğundan güneş ışınlarını kaçırmamak için hemen kitabelerin fotoğrafını çekiyorum. Eve gelip baktığımda güneş ışığı az olduğu için fotoğrafların net çıkmadığını görüyorum.

Ahmediye Cami’nin çeşme, sebil ve kapı kitabelerinin fotoğraflarını çekmek için bir hafta sonra tekrar insana huzur veren bu külliyedeyim. Cep telefonundan saate baktığımda telefonun şarjının az kaldığı şarj cihazıyla şarj etmezsem beni akşama kadar idare etmeyeceğini fark ediyorum. Ne yapsam diye düşünürken caminin karşısındaki bakkaldan izin istiyorum telefonu şarj edebilmek için. Telefon şarj olurken tüm kitabelerin fotoğraflarının çekim işi bitmiş, sıra çeşmenin yapım kitabesinin fotoğraflanmasına gelmiştir. Kitabenin önünde üzerinde tomurcukları bulunan küçük bir gül ağacı bulunmakta. Bir yandan güle bir zarar gelmesin diye özenle onları biraz geriye doğru alırken diğer yandan da kitabenin fotoğrafı çekilir.

Külliyeden aşağı doğru gittiğimizde tam sokak kesişiminde bir cami ile kitâbesi olmayan bir çeşme daha görürüz. Bu camiyi Kefçe Mehmet Dede yaptırmıştır. Yoksullara kepçeyle aş dağıttığı için ona Kepçe Dede denilmiştir. Zamanla kepçe kefçeye dönüştüğü için adı Kefçe Dede olmuştur. Eskiden bu mahallenin adı Kefçe Dede imiş. Sonradan Ahmediye Külliyesinden dolayı Ahmediye Mahallesi olarak değiştirilmiş.

Ahmediye Cami’nin avlusuna girdiğimizde çeşme ile sebilin arkasında birer oda olduğunu görüyoruz. Az ileride solda caminin giriş kapısı vardır. Caminin bahçesinde aşevi, hazire ve Kuran Kursu bulunmaktadır. Külliyenin Esvapçı sokağına açılan bir kapısı daha vardır. Hazirede bulunan ecdada üç İhlas bir Fatiha okuyarak külliyeden ayrılıyoruz. Bakkala teşekkür edip cep telefonumuzu alarak başka bir çeşme fotoğrafı çekmek için yollara koyuluyoruz.

Ahmediye Cami Çeşme ve Sebili ile Kapı kitabesi Ahmediye Mahallesi Gündoğumu Caddesi ile Esvapçı sokağın kesişiminde İstanbul’un Üsküdar ilçesindedir. Çeşme Ahmediye Külliye’sinin Gündoğumu Caddesi üzerindeki kapının sağ tarafında sebil de sol tarafında bulunmaktadır. İnsana manevi bir huzur veren bu çeşme ve sebil ile külliyeyi ziyaret etmek isteyenler Üsküdar Meydanından yürüyerek buraya gelebilirler.

Ahmediye Cami Çeşmesi Kitâbesinin Okunuşu:

Zehî dil-cû-yı zîbâ çeşme-sâr-ı rûh-perver kim
‘Itâş-ı ümmete mâü’l-hayâtı eyledi icrâ

Zehî hâtır-güşâ ‘aynü’l-hayât-ı hûb manzar kim
Bakub reşk eyler ana çeşme-i mihr-i cihân-ârâ

Hilâl-i Îyd-i Ekber zencir-i râh-ı Kehkeşan-birle
Asılsa Kefçe-âsâ tâkına şâyestedir hakkâ

Bu dilkeş çeşme-sârın âb-veş bânîsinin dâim
Zülâl-i tab‘ını gerd-i kederden pâk ide Mevlâ
Bu mısra‘la didi Hâtif ana bir bî-bedel târîh
Emînzâde bu ‘ayn-ı çeşme-sârı eyledi icrâ
1134

Günümüz Türkçesi:
Ne güzel, gönle huzur veren ruhu ferahlatan çeşmelerle
Hayat suyu getirtti susuz kalan ümmete

Görüntüsü o kadar güzel bir hayat çeşmesidir ki gönlü ferahlatır
Dünyayı süsleyen güneş ona bakınca kıskanır

En büyük bayram (Kurban Bayramı hilâli) samanyolu zinciriyle
Layıktır gerçekten Kefçe (kepçe) gibi asılsa kemerine

Bu gönlü cezbeden çeşmeleri yaptıran su gibi aziz olsun daima
Nazik tabiatıyla bahtını açık etsin onun Mevlâ

Hatif bu mısra ile eşsiz bir tarih yazdı ona
Bu çeşmeleri yaptırdı Eminzâde Mehmet Ağa
H.1134 – M. (1721-1722)

Ahmediye Cami Çeşmesi Onarım Kitâbesinin Okunuşu:

“Ve mine’l-mâi külle şey’in hayy” (Enbiya / 30)

Cennet-mekân Gâzi / Sultân Mahmûd Hân-ı Sâni / Aleyhi Rahmetü’l-Bârî
Hazretlerinin / Harem-i ismet-penâhîlerinden / Üçüncü İkbâli
Devletlü Tiryal / Hânım Hazretleri’nin işbu / Mâü’l hayâtın
Menba‘ından bed’ ile / Mecrâsının mücedded hükmünde / Ta‘mir ve ihyâsına
Himmet ve bu bâbda nâ’il-i / Muvaffakiyyet olmuşlardır.
27 Receb, Sene 1280

Günümüz Türkçesi:

“Her canlıyı sudan yarattık” (Enbiya / 30)

Mekânı cennet olan Sultan II. Mahmut Han (Allah’ın rahmeti üzerine olsun)
Hazretlerinin temiz eşlerinden üçüncü İkbâli (eşi)
Devletli Tiryal Hânım Efendi bu hayat suyunu
Kaynağından başlamak üzere akacağı yerlerin yeniden tamir edilip hayata geçirilmesi hususunda
Çalışarak bu işte muvaffak olmuştur.
27 Recep Sene 1280 / M. 1863

Ahmediye Cami Kapı Kitâbesi’nin Okunuşu:

Emînzâde Cenâb-ı Hac Ahmed
Sütûde-menkabet Ağa-yı zî-şân

Bu nâzik-ter mahallin Üsküdar’ın
İdüb müstağrak-ı niimmâ-yı ihsân

Yapub câmi bu Kepçe Mescidi’ni
Getürdü su idüb atşâna reyyân

Binâ itdi bir a‘lâ dershâne
Bu yolda sarf idüb mâl-i firâvân

Okunsun ilm-i din fıkh u ferâiz
Ehâdis-i Nebi tefsîr-i Kur’an

Olub hayratı makbûl-i İlâhî
Mu‘ammer ide anı Rabb-i Rahmân

Müzehheb nusha-i ikbali tâ haşr
Ola vâreste asîb-i devrân

Didi bir ehl-i dil târîh-i sâlin
Zehî tahsîlgâh-ı ilm ü irfân.

Günümüz Türkçesi:

Eminzâde Cenabı Hacı Ahmet Ağa
Menkıbeleriyle övülmüş şan sahibi Ağa

Üsküdar’ın bu seçkin mahallinde
Güzel ihsanlarda bulundu epeyce

Bu Kepçe Mescidi’ni cami yaptı
Su getirterek susuzları suya kandırdı

Büyük bir dershâne yaptırdı
Bu yolda malından fazlasıyla harcadı

Okunsun fıkıh ferâiz ve ilm-i din
Kuran tefsiriyle hadisleri Nebi’nin

Hayratı İlâhi bir makbulle kabul olsun
Rabb-i Rahman ömrünü etsin uzun

Süslenmiştir alın yazısı ta haşre kadar
Hak onu dünyanın kötülüklerinden de korusun

Dedi bir gönül ehli o yılın tarihini
Ne güzel oldu ilim ve irfan mektebi

Ahmediye Cami Sebil Kitâbelerinin Okunuşu:

I. Kitâbe:
Eminzâde Cenâb-ı Hac Ahmed kim bu âlemde
Ana oldu müyesser hâk-bûs-i Kâbe-i ulyâ
Zehi zîbâ sebîl-i mâ-i selsâl-i musaffâ-ter
K’olur nûş eyledikce ayn-ı Zemzem-veş safâ-bahşâ

II. Kitâbe:

İdüb teşmîr bâzu-yı fütüvvet fî sebîlillâh
Pür itdi ni’met-i hayrile Çeşm-i Kepçe’yi Hakka
Terâzûda nola tartılsa âb-ı dürr ü gevherle
Letâfetde ana lü’lü’-yü lâla olamaz hemtâ

III. Kitâbe:

‘Itâş-ı nâsa bir âb-ı musaffâ-yı sebîl itdi
Yenâbi‘-i himemden bu mahalle eyleyüb icrâ
Safâ-yı lezzetin bir kez düşünde Kûh-ken görse
İderdi ‘ömrü oldukça leb-i Şîrin’den istiğnâ

IV. Kitâbe:

Aceb mi teşne lebler olsa şîrîn-kâm da‘vâ
Ziyâfet eyledi ‘atşâna şehd ü şîr ile kezâ

V. Kitâbe:

İdüb hayrâtını mebrûr ide Hakk sa‘yini meşkûr
Mu‘în ola hemişe ana lutf-ı Hazret-i Mevlâ

VI. Kitâbe:

Gelen dil-teşneye her kuzesi Sâlim didi târih
Zülâl-i pâki nûş it bu sebîl-i âbdan sıhha

Günümüz Türkçesi:

I. Kitâbe:

Eminzâde Cenabı Hacı Ahmet bu âlemde
Nasip oldu mukaddes Kâbe’nin toprağını öpmek hem de
Ne güzel süslü sebilin suyu temiz ve lezzetli
Safa bahşeder, içtikçe Zemzem suyu gibi

II. Kitâbe:

Cömertlik için kollarını sıvadı Allah yolunda
Doldurdu hayır nimetleriyle Kepçe Çeşmesi’ni Hakka
Terazide inci ve mücevherle suyu tartılsa
Letafette lalasının incisi denk olamaz ona

III. Kitâbe:

Susuz insanlara saf sudan bir sebil inşa etti
Çalışarak bu mahalle çeşmeler bina etti
Ferhat safa veren lezzetini bir kez düşünde görse
Şîrin’in dudaklarından vazgeçerdi ne kadar ömür sürse

IV. Kitâbe:

Davacı olurlar mı acep susuzların tadı damağında kalsa
Ziyafet çekti susuzlara bal ve süt ile keza

V. Kitâbe:
Hak Hayratını kabul etsin hem çalışmasını meşkûr etsin
Hazret-i Mevlâ ona daima lütfuyla yardım etsin

VI. Kitâbe:

Salim bir tarih dedi her testisine gelen bağrı yanıkların
Sıhhat bul pak ve tatlı suyundan iç de bu sebilin

H.1134 – M. (1721-1722)