Laedri / Aslan Dövmesi

Aslan Dövmesi

 

Dinle şu hikâyeyi bilenler naklederler

Çok dövme yaptırırlar, âdettir, Kazvinliler (*)

 

Sırtlara omuzlara mavi mavi benekler

Resimler çizdirirler bununla övünürler

 

Kazvinlinin birisi gitti bir ustasına

“Bana dövme yap” dedi, “ama canımı yakma”

 

Dövmeci: -“Söyle yiğit” dedi “ne istiyorsun”

“Arzun nedir aslanım, söyle ne resmi olsun ?”

 

-“Ağzı açık kükreyen aslan resmi yap bana;

Ama dediğim gibi sakın canımı yakma”

 

“Öyle ki gören herkes duysun onun sesini,

O ses ki duyanların dondursun nefesini”

 

-“Öyleyse bu pek gaddar ve bu zalim aslana

Neresi mekân olsun vücudunun acaba ?”

 

Diye sorunca ressam yani usta dövmeci

Kazvinli cevap verdi söyledi tercihini:

 

“İki omuz arası münasiptir bu işe,

Hem omuz oynayınca kafa sallanır işte”

 

Nihayet vakti geldi ilk iğne batırıldı

Ayni anda Kazvinli koyverdi yaygarayı :

 

-“Aman usta ne yaptın ? öldürdün beni yahu !

Bu ne felaket acı, ne büyük ızdırap bu !”

 

-“İşimi yapıyorum, aslanı çiziyorum,

Çok abartma istersen gayet normal bir durum”

 

-“Peki nerden başladın, aslanın neresinden ?”

Diye sordu Kazvinli, cevap da geldi hemen:

 

-“Tam en uç noktasından aslanın kuyruğunun”

-“Aman be iki gözüm, bırak kuyruksuz olsun,

 

Nasıl sızlattı bilsen o aslanın kuyruğu

Benim zavallı narin şu kuyruk sokumumu

 

Bak boğazım tıkandı nefes alamaz oldum;

Şu bizim gaddar aslan bırak kuyruksuz olsun.

 

Yüreğimi acıttı senin o zalim iğnen

Fenalıklar bastırdı bayılacağım birden”

 

Usta “peki” diyerek geçti başka bir yere

Bu işe yaramadı yiğit bağırdı yine:

 

-“Yandım ey usta yandım ! neresi ya burası ?”

-“Kulağı” dedi usta ama canı sıkıldı

 

Kazvinli -“canım ustam canıma tak etti bak

Ayağını öpeyim sen gel bunu da bırak

 

Bırak kulaksız olsun; orasını da yapma!”

Usta bu sefer başka bir yerden başlayınca

 

Kazvinli gene yandı, gene kopardı feryat :

-“Bu sefer neredesin beni bırakma sakat

 

Bir kere de ne olur acıtmamayı dene

Nereyi yapıyorsun Bu üçüncü iğneyle ?”

 

Usta verdi cevabı: -“Karnı azizim karnı”

Kazvinli gene mutsuz: fena yaktın canımı

 

Çok batırma iğneyi karınsız olsun bırak”

Dövmeci şaştı kaldı elini ısırarak

 

Bir süre hayretinden ağzı da açık kaldı

Sonunda öfkelendi iğneyi yere çaldı:

 

-“Şu âlemde var mıdır böyle bir şeyi duyan

Kuyruksuz ve kulaksız hem karınsız bir aslan

 

Kim görmüş olabilir bilen varsa söylesin

Yaratan yarattı mı böyle garip bir aslan”

 

Sen de kardeşim sabret iğnenin acısına

Dayan âsi nefsinin zalim vuruşlarına

 

Benlikten sıyrılana gökler de secde eder

Güneş ay ve yıldızlar hepsi de hep beraber

 

En ufak bir parçacık ulaşırsa bütüne

O parçanın yanında gül kesilir diken de

 

Hepsini de kuşatır baştan başa letafet

Yeter parçayı terket bütüne iştirak et

 

İstiyorsan parlamak ışımak gündüz gibi

Yak geceye benzeyen şu kara benliğini

 

Sarılmışsın yapışıp sımsıkı ben’e bize

Onun için nefisler gelmez elbette dize

 

Hep bozuk düzen giden bu dağınık işlerin

Kaynağı ikiliktir düşünebilsen derin

 

Sen yolu bir’e çevir bir’e gel birliğe gel

Kurtuluşa ulaşan yoktur başka hiç bir yol

 

(*) Kazvin: İran’da bir şehir

 

Kaynak: Mesnevî, Mevlâna; Cilt I

 

Laedri