Mukaddime / Ahmet Haşim’e Tahmis / Bicahi Esgici

İhata etmiş bir gümüş jâle

Buluttan uzak yağmura yakın

   Zannetme ki güldür, ne de lâle,

   Âteş doludur, tutma yanarsın,

   Karşında şu gülgûn piyâle…

 

Değmişse dîde bir gülnihale

Kızgın bir korla memlûdur beden

   İçmişti Fuzûlî bu alevden,

   Düşmüştü bu iksîr ile mecnûn

   Şi’rin sana anlattığı hâle…

 

Sanma ki tükenir ya da söner

Durmaz ve soğumaz bu seyyâle

   Yanmakta bu sâgardan içenler,

   Doldurmuş onunçün şeb-i aşkı,

   Baştan başa efgan ile nâle…

 

Bir kıvılcımken büyür de büyür

Ve iştial eder o meşale

Uzaktan bak da yaklaşma sakın

   Âteş doludur, tutma yanarsın,

   Karşında şu gülgûn piyale…

 

Bicahi Esgici

dîde : göz

efgan: ıstırapla bağırıp çağırma, feryat etme

gülgûn:  Pembe, açık kırmızı; gül renkli

gülnihal: gülfidanı

iksîr: te’sirli, yarar şurup

iştial: tutuşma, parlama, alevlenme

seyyâle: su gibi akan şey; mayi, sıvı

jâle: çiğ, kırağı; şebnem

memlû: dolu, dolmuş.

nâle: inleme, inleyiş, inilti, feryat, figan

piyâle: kadeh, şarap bardağı

sâgar: içki bardağı, kadeh

şeb: gece

şi’r: şiir

 

~~~~~~~~~~~~~~~~