GÖR – ME / Ahmet Saim

 

Ben GÖZ’üm

İnsan gözü

İnsan denen varlığın çevreyle bağlantı kurmasında aracılık yaparım. Kabiliyetlerim çoktur, en uzaktaki nesneyle en yakındakini görmem benim için çok kısa süre gerektirir.

İnsan etrafını benimle algılar, kararlarını benim gördüğüme göre verir. Diğerleri, kendilerini, yaptıkları ürettikleri üretmedikleri şeyleri hep bana beğendirmeye çalışır.

Ben olmasam ne zenginliğin anlamı olurdu, ne pahalı elbiselerin, araba markalarının, estetik faaliyetlerin, görsel sanatın ya da güzellik denen şeyin.

Hepsi benim için yapılır, benim beğenmem için.

Ama herkes bana bu kadar bağımlı iken, benim de muhtaç olduklarım vardır;

Mesela ilk önce ışığa ihtiyaç duyarım, onun olmadığı yerde hiçbir işe yaramam, sonra bir başa ihtiyaç duyarım, bakacağım yönü söylemezse amaçsız bakarım, hatta o zaman birşeyler gördüğümü farketmem bile.

Görüşüm de aslında sınırlıdır, son hesaplara göre görme kabiliyetim en az 576 mega pixeldir, yani anlık olarak baktığım yerden 576milyon nokta bilgisi alırım ama belli titreşim hızının üzerindeki “şey”in hareketini göremem. Kurşun mesela, önümden geçer gider ama göremem, yokmuş gibi davranırım. Kimbilir daha neleri göremem, kim bilir?

Hani ışığa ihtiyaç duyarım dedim ya, aslında ışığın yansımasına ihtiyaç duyarım. Nesnenin ışığı yansıttığı kadarını görürüm. Işığı yansıtmayan yutan “şey”leri göremem. Etrafımda hızlı hareket eden, veya ışığı yansıtmayan varlıklar cisimlar varsa bile bunları göremeyeceğim. Ne acı…

  • Ben ilk Türk kör ressam Eşref Armağan’ın gözüyüm. Küçükten beri herşeyi dokunarak görüyorum. Dünyada ilk perspektif resmi ben çizdim. Bilim adamları beynimi incelediğinde bir şeye dokunduğumda beynimde hareketlenen bölgenin görenler bir şeye baktıklarında hareketlenen aynı bölge olduğunu söylüyor. Yani ben dokunarak görüyorum.

Aslında 6 yaşıma kadar gözümün görmediğini farketmeden mutlu mesut yaşıyordum. Sonra bir tek bana yürürken “aman dikat et” dediklerini farkettim. Sorduğumda “sen görmüyorsun” dediler. “Görmek ne ki?” diye düşündüm. “Görmek ne ki?”

 

Bu arada çok hassasımdır, beni koruyan 2 kapak olmasa toz zerresi dahi bana zarar verir. Tıpkı parmak izi gibi gözler de eşsiz yaratılmıştır. İnsan kadar farklı parmak izi, insan kadar farklı göz vardır.

Benim görevim sadece bilgi toplamaktır, patron beyindir, bu bilgiyi işler.Ama o da yanılır bazen. Çünkü sadece benim kısıtlı anda verdiğim bilgiye odaklanır ve göz yanılması der. Oysa ben sadece bilgiyi yollarım aslında beyin yanılır.

  • Ben bir fizikçinin gözüyüm., sadece gördüğüme inanırım. Kulak duyar, aldatıcı olabilir. Ama gözün gördüğü doğrudur, delildir.

 

  • Ben Yarasanın gözüyüm, körüm. Etrafımı görmek için hassas akustik yansımalar oluşturmaya yarayan ses dalgaları yollarım..Sesin yön saptırıcı nesne ile çıkış kaynağı arasında yaptığı gidiş gelişten süresini anlayarak uzaklık ve yankıyı yorumlayarak “görürüm”. Bana inanmıyormusun? Sen nasıl anne karnındaki bebeği “görüyorsun” acaba ?

 

  • Ben Kem Gözüm, en sevdiğim laf “Keşke benim olsa”dır. Emeğe, sevgiye, rızka önem vermem. Benim olsun isterim, sadece benim

 

  • Ben Eşek gözüyüm, insanlar beni büyük olduğum ve hüzünlü baktığım için sever. Ama hüznüm yorgunluğumdan, itilmişliğimden ve hor görülmemdendir

 

Ama bazen de kalp devreye girer işte o zaman ben baksam da olur bakmasam da. Kalp göreceğini bensiz de görür. Eğer kişi Kalp gözüyle bakarsa, hep doğru görür.

  • Ben Muhyiddin Arabi’nin gözüyüm. Mevlana Celaleddin Rumi’yi küçükken babasının arkasında yürürken gördüğümde; “Ne acaip birşey görüyorum, Güneş Ay’ın arkasından gidiyor” diye düşündüm

 

  • Ben Sheakpear’ın Kral Lear eserinin baş karakterlerinden Gloucester’im. Ben duygularımla görüyorum

 

  • Ben bir aşığın gözüyüm. Sözler, davranışlar boştur benim için, sadece sevgilinin gözlerindeki aşkı görürsem inanırım. Gözler kalbin aynasıdır, bilirim.

 

 

Gözlerimiz aklımızı kör edebiliyor. İnsan baktığının ötesini görmek istemediği sürece körden beterdir hali. Çünkü körler görmediklerini bilerek hayata hazırlanırken, baktığının ötesini göremeyenler gördüklerini sandıkları için hep hazırlıksızdır

 

  • Ben Aşık Veysel’in gözüyüm. “Kör olamasam dünyayı bu kadar iyi göremezdim”

 

  • Ben Amak_ı Hayal’de geçen körler ülkesindeki arpacık soğanı Göz’üm.Işığı ilk gördüğümde Dünyanın en büyük icadını görmüş gibi şaşırdım ve sevindim. Işığı getiren benim kurtarıcımdır, O herşeyi bilir.

 

  • Ben Amak-ı Hayal’de geçen körler ülkesine düşen tek gören kişi Raci’yim. Anladım ki körlükten daha korkutucu olan şey gören tek kişi olmaktır.

 

  • Ben Alim’in gözüyüm. Bilmek için, olmak için, tamamlanmak için görmemeye ihtiyacım var. Peygamberler gibi mağaralara kapanmalıyım

 

Ey İnsan!

Ben Göz’üm, senin gözün

Kör olmak zor değil, kapat gözlerini körsün. Zor olan görmemeyi seçmek

Kusurları görmemeyi, nefsin istediğini görmemeyi, Yol’dan alıkoyanı görmemeyi seçmek...